22 Ocak 2011 Cumartesi

Dostun sevda destanı

Duydum ki Gökyüzünde, meleklere eş mişsin.
Titrek bir yıldız değil taçlı bir Güneş'mişsin.
Gökyüzün'de Dolunay yanında sönük kalmış,
Safir kendi rengini senin gözünden almış!
Seni bir defa gören, Mecnun diye gezermiş.
Yüreğinde ateşin, dünyasından bezermiş.
Ferhat olur dağları, senin için yararmış,
Gece-gündüz her yerde, yalnız seni ararmış.
Bulutlarda uçarmış; bir Güneş gibi başın...
Bakışların ok imiş, gergin bir yaymış kaşın.
Sevdanın gizli oku...Nice sineler delmiş,
Senin bir tek bakışın, Dünya'lara bedelmiş!
Bakışların insanı, can evinden vururmuş.
Sana gönül verenler; günden-güne kururmuş.
Sözlerin yasa olur, emredici fermanmış.
Ölesi hastalara, senin sesin dermanmış.
Bakışların alevmiş, dudakların al kanmış.
Saçların altın teli,Yüzün pembe bir tanmış...
Selviler kıskanırmış, sen yolda yüyür iken;
Rahat gezesin diye; Gül'e dönermiş diken!
Yalçın doruklarda kar hep seni kıskanırmış;
Seni görünceye dek kendini; ak sanırmış!
Seni görmek içinmiş, çiğdemler tez açarmış.
Senle yarışsın diye Sümbül koku saçarmış...
Çaylar,dere,ırmaklar billur gibi akarmış,
Seni gördüklerinde, akmaz; sana bakarmış.
Her gönülde bir yara kapanmaz bir izmişsin.
Çiçekli bahar dalı, taze bir filizmişsin...
Seni görmeyen yaprak dalında bir gazelmiş.
Senin bir tek gülüşün, Bin çiçekten güzelmiş.
Boyun fidandan öte, Pelin'in bir dalıymış,
Dilin, Bin-bir çiçeğin; toplanan saf balıymış!
Seni her kim ki görse yakınırmış bahtından.
Tahtta hükümdar olsa, vazgeçermiş tahtından.
Gözlerini bir gören, ömrünce '' Ah! ... '' çekermiş.
Hünkar olsa Dünya'ya, önünde diz çökermiş.
Önünde durulmazmış, aşkın deli bir selmiş...
Senin aşkın herkese; zamansız bir ecelmiş.
Gözlerinde yaş ile yollarında yorgunmuş:
Seni tanıyan herkes; can evinden vurgunmuş! ...

Sen ki nefesler kesen,
Bir meltem olup esen,
Nerden bilirdim ki, sen:
Karşıma çıkacaksın!

Emrullah Çelik




Hiç yorum yok:

Facebook'ta Paylaş

Bağlantı listesi